SOSYOLOJİ

Şehirdeki Köylüler

01 Şubat 2020

Şehir” kozmopolit yapısı gereği farklı kültürlerin, kurallar çerçevesinde bir arada yaşamayı, birbirine saygı göstermeyi öğrenmesi gereken bir yer. Şehirdeki köylüler, “yabancıları” hiçbir yolla kendilerine benzetemeyeceklerini, eninde sonunda karşılıklı tahammüle dayalı bir hayat kurmalarının gerekeceğini, “medeniyetin” ancak sözleşmeler üzerine yükselebileceğini öğrenecekler. 

Yolcu ve Yolculuk: Kavramların Dolaşımı *

07 Ocak 2020

Kadim meselemiz: Batıda Batılı sosyologlarca geliştirilen yaklaşımlar, teoriler ve kavramlarla Türkiye’ye bakmak ne denli isabetli bir tavırdır? Aslında bu soru sorulmadan, ama ardında bu soru yatarak, konuşmalarda söylenen ve kastedilen hep şudur: Batıda, Batılı zihniyet, mentalite ile geliştirilen yaklaşım ve teorilerle Türkiye’ye bakılamaz. Batılı toplumlar için yine Batılılılarca geliştirilen yaklaşım, teori ve kavramlar bize uymaz. Kaldı ki, kavramlar içinde geliştirildikleri bütünsellik olan teori içinde anlamlıdır, anlamlarını ait oldukları o teoriden alırlar. 

Sosyologlar Sosyal Meselelere El Atabilir mi? (*)

29 Kasım 2019

"Sosyal meselelere el atmak" denince Sosyoloji akademyasında bir afallama ile karşılaşırsınız. Hiçbir bölümde "bu bölümün kerameti nedir" sorgulaması ile karşılaşmayan akademinin kalın duvarları ardında, "o bizim işimiz değil ki" der, meselelere el mel atmayacağınızı kasıla kasıla deklare edersiniz. Burası Türkiye'dir ve akademisyenler sadece kendi aristokratik payelerinin gerektirdiği şeylerle ilgilenme ve kendi ömürleri kadar, kendilerine sağlanan sosyal imkanları da bu uğurda sarfetme ayrıcalığını, akademik özerklik sanmaktadırlar. 

Hayatın Anlamı, Anlam Krizi ve Arayışın Otantikliği

05 Ekim 2019

Modernliğin yaşadığı bir anlam krizinden söz etmek oldukça moda bir yaklaşım. Krizin modern dünyadaki göstergeleri sosyal bilimlerde çeşitli kavramlar altında dile getiriliyor. Burada zamanı krizle adlandırmak yanlış olmaz, zira bugünün sosyal bilimleri aslında “krizin bilimleri” daha çok. Krizin sosyal göstergeleri hayatın anlamı ve anlam arayışları etrafında ortaya çıkan yeni dinî, sosyal ve kültürel oluşumlarla da simgeleniyor.

Neden Kendimize Özgü Kuramlar Oluşturamıyoruz

02 Ekim 2019

Vehbi (Başer) hocanın Fikir Coğrafyasındaki “Entelijansiyanın Sefâleti vs. Üstâd Peynir Sefînelerinin Sintine Parodileri” yazısı sanırım belagatın kurbanı oldu. Sanki belagat içeriği gölgeledi, okuyucuyu korkuttu. Oysa önemli şeyler söylüyordu hoca. Vehbi hocanın şarihe ihtiyacı yok ama, benim söyleyeceklerim birinci sitemine ilişkin. Nedir birinci sitemi? Birinci sitemi, kendi sosyo-ekonomik yapılarımızı ve  değişimlerimizi açıklayacak özgün model ya da modeller  ortaya koyamamamız konusunda. Batının ortaya koyduğu modelleri geriden takip etmemiz de işin tuzu biberi. Türkiye’deki entelektüel-akademik bir ortamın olamaması/oluşturulamamsı bu yoksulluğun en önemli nedenlerden biri.

Zaman Oku Üzerine *

29 Eylül 2019

“Zaman oku” denince akla ilk gelen fizik. Elbette fizikçi değilim.  “Zaman oku” derken de kastım fizikteki ve fizik dünyadaki “zaman oku” değil. Sosyolojideki, sosyal dünyadaki “zaman oku”ndan söz edeceğim. Ama değil mi ki “zaman oku” demişiz, fiziğin alanına girmişiz, fizikçilerin mazur göreceği umuduyla, dikkatimizi biraz o tarafa çevirelim.

Kaz Dağları İçin Referandum Yapılsın

07 Ağustos 2019

Kaz Dağlarında ya da Kirazlı Tepe’de tam olarak ne yapılmaktadır? Kimler tarafından yapılmaktadır, yerli ve yabancı ortakları kimlerdir? Bu ortaklıkta ki hisse ve dağılım miktarı nedir? Net olarak devletimizin yüzdesi yani kamu yararı nedir? Ne kadar bir alanı kaplamaktadır? Ne kadar sürecektir? Ne kadar ağaç kesilecektir? Sonuçta ne olacaktır?