Siyasal Yapılar Senkron Tablosu - 2. Bölüm
Tek boyutlu cetvellerin ölçemediği bu çok boyutlu hareketi anlamlandırmak için yeni bir okuma disiplinine ihtiyacımız var. Bu yazıda, bu karmaşık yapıyı anlamlandırmak için önerdiğimiz çok eksenli yeni modele; Siyasal Yapılar Senkron Tablosu’na (SYST) odaklanıyoruz.
devamını oku
DÜŞÜNCE
Devletini Sırtında Taşıyan Türkler
Ulus devlet modellemesinde yaşadığımız dönüşüm, ulusları yeniden tasarlayarak devletin içeriğinde düzenlemeler yapıyor. Aklı selim uluslar koruma reflekslerini çalıştırmaya başladılar. Devlet aklı kerhen de olsa uzunca bir süredir millet aklıyla daha çok hem hal olma gayretinde.
devamını oku
DÜŞÜNCE, DIŞ POLİTİKA
Hakikat Tekeli mi, Kavramsal Bir Hapishane mi: Bülent Şenay’ın “Etki Ajanlığı” Anlatısı Üzerine Bir Eleştiri
Kıymetli Bülent Şenay Hocamızın “Etki Ajanlığı, Self-Oryantalizm ve İslamsız Türklük” başlıklı son yazısını okuyunca ona bir eleştiri yazısı yazayım dedim. Hocamızın metinde kullandığı bazı tanımlamaları ve olaylara yaklaşım biçimini, daha geniş bir perspektiften tartışılmaya muhtaç görüyorum.
devamını oku
DÜŞÜNCE, ULUSLARARASI İLİŞKİLER, SOSYOLOJİ
Etki Ajanlığı, Self-Oryantalizm ve İslamsız Türklük
“Etki ajanlığı” ve “self-oryantalizm”, ilki daha çok siyasal dilde dolaşıma girerken, ikincisi entelektüel ve kültürel/sanatsal alanda kendini gösteriyor. Her iki kavram da aslında aynı krizin iki yüzüne işaret ediyor: özgüven, temsil ve anlam üretme krizi.
devamını oku
DÜŞÜNCE
Anlamın Aşınması: Hakikatten Gerçekliğe Varoluşsal Arayış Halleri
Görünen o ki hayata ve varlığa dair yerleşik değer, inanç ve tecrübeler yeni anlam kalıplarının bireyci, rekabetçi tarzına karşı bir tutunma sorunu yaşıyor. Başka bir deyişle “hakikat-sonrası” dünyamızda bir yandan gerçekliğin yeni formları yaygınlaşırken diğer yandan kadim varlık ve hakikat tasavvurları etkisizleşerek izafileşiyor.
devamını oku
DÜŞÜNCE, SOSYOLOJİ
İbn Haldun ve Laik Devletin Sessiz Mantığı
İbn Haldun denince çoğu kişinin aklına “asabiyet”, devletlerin yükselişi ve çöküşü ya da tarih felsefesi gelir. Oysa Mukaddime dikkatle okunduğunda, bugün “laik devlet” diye adlandırdığımız fikre şaşırtıcı derecede yakın bir siyaset anlayışının da bu metinde filizlendiği görülür.
devamını oku
DÜŞÜNCE
Sömürme Tutkusu: Beyaz Adamın Değişmeyen Geleneği
Beyaz adamın, evrimsel anlamda sömürme tutkusunun insani bir boyuta evrilmediğini yaşayarak görüyoruz. Gücü sayesinde hakkı olmayan her şeye yağmacı ve talancı bir zihinle saldırdığına tanık oluyoruz. Beyaz adam kapitalizmin krizinden ne zaman kurtulur, ne zaman doyar ve doyumsuzluğu sona erer; bunu henüz bilemiyoruz.
devamını oku
DÜŞÜNCE
Transhümanizm & AI: İblis’in İnsanlığa İlk Vaadi
Yarın, hiç olmadığı kadar korkunç sırlar saklıyor artık. Bir zamanların kıyamet alametleri şimdinin gelecek senaryoları ile kıyaslanamaz bile. YZ gerçekten ne kadar hızlı ilerliyor? Süper YZ'nin robotlar ile birleşmesi ve süper yapay zekanın ayaklarının yere basması bizim için ne anlama geliyor?
devamını oku
DÜŞÜNCE, TEKNOLOJİ
Laiklik Neyin Teminatıdır?
Herakleitos’un dediği gibi, yaşam sürekli bir devinim hâlindedir. Mevlânâ’nın ifadesiyle, “Dün dünde kaldı; bugün yeni şeyler söylemek gerekir.” Buna rağmen, zihinlerin hâlâ aynı tarihsel, sosyolojik ve coğrafi koşullarda sabit kaldığını varsayanlar; çocukluk döneminde telkin yoluyla öğretilen “mutlak hakikat” üzerinde herkesin uzlaşabileceğine inanırlar.
devamını oku
DÜŞÜNCE, SİYASETBİLİM
İnsan haklarının kaynağı nedir?
İnsan onurunun bunun ötesinde daha açık olarak neyi ifade ettiği belli değildir. İnsan onurunun ne anlama geldiğini adeta herkesin kendi sezgisel anlayışına bırakan bu belirsizlik karşısında şu iki sonuçtan birisine varılabilir. Birincisi, insan onuru kavramı insan haklarının bir temeli olmak için yeterli açıklığa sahip değildir; yani insan haklarının kaynağının insan onuru olduğunu söylemek anlamsızdır. Ya da, ikincisi, insan onuru yukarıda kısaca tartışılan insanî varoluşun biricikliği ve üstünlüğüyle ilgili bütün fikirlerin anlamını kendisinde toplayan kuşatıcı bir kavram olmak itibariyle insan haklarının kaynağı olarak görülmelidir.
devamını oku
DÜŞÜNCE, HUKUK
Zohran Mamdani kültürel şizofreniyi yaşayacak mı?
Kanaatimce Daryush Sheyegan’ın ortaya koyduğu “kültürel şizofreni” kavramının, Zohran Mamdani’de karşılık bulma ihtimali vardır. Kültürel şizofrenide önce kimlik bölünmesi yaşanır, ardından bu kimliğin yarattığı ağırlık kırılır. Kültürel şizofreniye göre modernleşme sürecindeki toplumların bireyleri bir kimlik kırılması yaşarlar.
devamını oku
DÜŞÜNCE, SOSYOLOJİ
Belirsiz Gelecek: İklim Krizi ve Ekonomi
Turgut Bayramoğlu’nun İmge Yayınları’ndan çıkan kitabının ismi: Belirsiz Gelecek: İklim Krizi ve Ekonomi. Geleceğin belirsizliği bugünün niteliğinden, işleyişinden kaynaklanıyor. Belirsizlik, sadece ne tür bir gelecekle karşı karşıya olduğumuzu vurgulamıyor. Çok daha önemlisi ve vahimi; bir geleceğimizin olup olamayacağına ilişkin yüksek riskli bir duruma işaret ediyor.
devamını oku
DÜŞÜNCE, ÇEVRE