Devlet “Gaslighting” yapar mı?
Hakan Şükür Dünya Kupası tarihinin en hızlı golünü attı. O gol FIFA'nın rekorlar kitabında hâlâ duruyor. Ama Türkiye'de yayın organlarının büyük çoğunluğu yıllardır o ismi telaffuz etmiyor. Arşiv görüntüleri kaldırılıyor. Onun oynadığı maçlar, attığı goller gösterilmiyor. Bu nedir? Bu devletin "gaslighting" yapmasıdır.
devamını oku
DÜŞÜNCE, SOSYOLOJİ, SOSYAL MEDYA, PSİKOLOJİ
AIPAC’in "Krallığı" ve Amerikan Siyasetinin Yeni Fay Hatları: Massie’nin Tasfiyesi, Rabb’ın Direnişi
Bugün Amerikan siyaseti artık sadece Cumhuriyetçiler ile Demokratlar arasında bölünmüş değil. Daha derin bir ayrım oluşuyor. Bir tarafta “paranın partisi” var. Diğer tarafta “halkın fısıltısı”. Washington’da para hâlâ çok yüksek sesle konuşuyor. Ama halkın fısıltısı da artık daha net duyuluyor.
devamını oku
ABD, SİYASET
Mektepten Suç Mahalline: Okullardaki Şiddet Olaylarının Faili Kim?
Kahramanmaraş’taki saldırıyı önceki okul içi şiddet olaylarından ayıran temel unsur, saldırının önceden husumet ilişkisi olan belirli bir kişiye veya kişilere değil doğrudan okul kurumuna yönelmiş olmasıdır. Türkiye’de daha önce görülen benzer birçok olay, okul içinde tanışıklık veya husumet eksenli gelişmiş “okulda saldırı” olaylarıdır. Kahramanmaraş’taki hadise ise hedef gözetmeyen, rastgele seçilmiş kurbanlara yönelik gerçekleştirilen bir “okula saldırı”dır.
devamını oku
DÜŞÜNCE, EĞİTİM, SOSYOLOJİ
Yeni Bir Medeniyet Mümkün mü?
Yeni bir medeniyetin mümkün olup olmadığı sorusu, aceleyle verilecek bir cevapla geçiştirilemez. Çünkü medeniyet, inşa edilen değil; zaman içinde oluşan bir varoluş biçimidir. Var olan birikimler üzerine inşa edilecek yeni bir medeniyet, büyük devrimlerin gürültüsüyle değil, sessiz bir farkındalık süreciyle, insanın kendi iç dünyasında kurduğu o derin ilişkiyle başlayacaktır.
devamını oku
DÜŞÜNCE, DIŞ POLİTİKA, DİN
Dijital İpek Yolu: Veriokrasi Çağında Türkiye İçin 11 Stratejik Fırsat
Siyasal, ekonomik ve kültürel kararların meşruiyeti, iktidarların otoritesi ve yönlendirme gücü insan iradesinden uzaklaşarak veriyi üreten, işleyen ve yorumlayan sistemlerin eline geçiyor. Bu dönüşümün tam merkezinde duran Türkiye’nin konumu ne olacak? Ne olmalı?
devamını oku
DÜŞÜNCE, KAVRAMLAR, BİLİŞİM
Etki Ajanlığı, Self-Oryantalizm ve İslamsız Türklük
“Etki ajanlığı” ve “self-oryantalizm”, ilki daha çok siyasal dilde dolaşıma girerken, ikincisi entelektüel ve kültürel/sanatsal alanda kendini gösteriyor. Her iki kavram da aslında aynı krizin iki yüzüne işaret ediyor: özgüven, temsil ve anlam üretme krizi.
devamını oku
DÜŞÜNCE
Anlamın Aşınması: Hakikatten Gerçekliğe Varoluşsal Arayış Halleri
Görünen o ki hayata ve varlığa dair yerleşik değer, inanç ve tecrübeler yeni anlam kalıplarının bireyci, rekabetçi tarzına karşı bir tutunma sorunu yaşıyor. Başka bir deyişle “hakikat-sonrası” dünyamızda bir yandan gerçekliğin yeni formları yaygınlaşırken diğer yandan kadim varlık ve hakikat tasavvurları etkisizleşerek izafileşiyor.
devamını oku
DÜŞÜNCE, SOSYOLOJİ
Transhümanizm & AI: İblis’in İnsanlığa İlk Vaadi
Yarın, hiç olmadığı kadar korkunç sırlar saklıyor artık. Bir zamanların kıyamet alametleri şimdinin gelecek senaryoları ile kıyaslanamaz bile. YZ gerçekten ne kadar hızlı ilerliyor? Süper YZ'nin robotlar ile birleşmesi ve süper yapay zekanın ayaklarının yere basması bizim için ne anlama geliyor?
devamını oku
DÜŞÜNCE, TEKNOLOJİ
İnsan haklarının kaynağı nedir?
İnsan onurunun bunun ötesinde daha açık olarak neyi ifade ettiği belli değildir. İnsan onurunun ne anlama geldiğini adeta herkesin kendi sezgisel anlayışına bırakan bu belirsizlik karşısında şu iki sonuçtan birisine varılabilir. Birincisi, insan onuru kavramı insan haklarının bir temeli olmak için yeterli açıklığa sahip değildir; yani insan haklarının kaynağının insan onuru olduğunu söylemek anlamsızdır. Ya da, ikincisi, insan onuru yukarıda kısaca tartışılan insanî varoluşun biricikliği ve üstünlüğüyle ilgili bütün fikirlerin anlamını kendisinde toplayan kuşatıcı bir kavram olmak itibariyle insan haklarının kaynağı olarak görülmelidir.
devamını oku
DÜŞÜNCE, HUKUK
Belirsiz Gelecek: İklim Krizi ve Ekonomi
Turgut Bayramoğlu’nun İmge Yayınları’ndan çıkan kitabının ismi: Belirsiz Gelecek: İklim Krizi ve Ekonomi. Geleceğin belirsizliği bugünün niteliğinden, işleyişinden kaynaklanıyor. Belirsizlik, sadece ne tür bir gelecekle karşı karşıya olduğumuzu vurgulamıyor. Çok daha önemlisi ve vahimi; bir geleceğimizin olup olamayacağına ilişkin yüksek riskli bir duruma işaret ediyor.
devamını oku
DÜŞÜNCE, ÇEVRE
Yaş Yetmiş… Bakalım Neresindeyiz Ömrün!
Evet, asıl olan hayatta emeğinle ve ilkelerinle mücadele ve ayakta durma. Elbette arafta durmak değil. Ama onun bunun yanında olmak da değil, hakikatin, doğruların yanında olmak. Mücadeleni oportünist ve pragmatist bir makyavelizmle sürdürmek zaten seni sen olmaktan çıkarıyor. Olmazsa olmaz olan başarı değil..İlkeli bir duruşla ayakta kalmak. Kimliğin duruşundur.
devamını oku
DÜŞÜNCE
Mealcilik: Bir Komplo Teorisi mi?
"Mealcilik" kavramı, müslümanların kahir ekseriyetini İslami kaynakların aslından, yani dinin hakikatinden uzak tutmak suretiyle, onları kendisini din temsilcisiymiş gibi sunan (ve belki de ipleri başkalarının elinde olan) bir takım kişi ve kurumlara mecbur ve mahkûm etmeye yaramaktadır.
devamını oku
DÜŞÜNCE, DİN