DÜŞÜNCE

Sıddık Korkmaz Kardeşime Vefa

26 Haziran 2022
Sıddık Korkmaz Develi’nin bülbülüydü. Yahyalı’nın da bülbülüydü. Rahmetli Hacı Hasan Efendi biz gençleri pek sever, sık sık özellikle çağırırdı. Bazen evinde, bazen kır gezmesinde Develi İmam-Hatip gençlerini misafir ederdi. Sohbet dinler, ilahi ve Kur’an okurduk. O zamanlar Bursa İlahiyat’ta öğrenci olan Mehmet Emin Ay hocamız Yahyalı’ya geldiğinde Hacı Hasan Efendi bu kez de onu dinlemeye davet ederdi.

Putin’den Büyük Petro’ya Cevap

23 Haziran 2022
Şimdi ülkemizi bekleyen en büyük tehdit nedir biliyor musun? Hindistan’dan Sibirya’ya, Moğolistan’dan Macaristan’a kadar uzanan devasa bir coğrafyada Türklük şuurunun yeniden canlanabilme ihtimali. Bu günün Türk, Uygur, Kırgız, Kazak, Özbek, Türkmen ve Tatarı dünün İskit/Saka, Göktürk ve Altınordu’su Mete Han’ın çadırında kımız içmeye kalkarsa buna kim engel olacak. Türkistan’ın evlatları çıldırmışçasına tarihte kendilerine bir otağ kurmaya başladı. Bu hususta oldukça şanslılar, zira otağ kuracak o kadar çok toprakları var ki.  Korkarım ki benim ulusumdan insanlar bile bu otağları vatan bilecekler.

Kamusal Barış Çağrısı

17 Haziran 2022
Bir uzlaşma zemini yerine "inanç içeriği ve gerekçesi" aramak sadece belirli bir değer setine bağlı olanlar arasında barış aramak noktasında tıkanmak durumundadır. Bunu daha kaç yüzyıl sürdürüp bu anlamsız kargaşa ve kaygı dünyasında çocuklarımızı ya açıkça bedenen, yahut istisnasız hepsini ruhen boğacağız?

Uzak Ütopya: Özgürlük

16 Haziran 2022
Peki, özgürlük ile bağımlılık arasında ara formu ifade eden bir kavramımız yok ve biz yoğun bir biçimde özgürlük-hürriyet kavramını kullanıyor ve onu bayraklaştırıyoruz. Özgürlüğün ideal anlamda var olamayacağının zaten bilinen bir şey olduğunu, kimsenin de gerçek anlamda bir özgürlük talebinde olmadığını, bunun mümkün olmadığının herkesçe bilindiğini söyleyebiliriz. O halde yazarın bu yazıdan kastı nedir?

Çarklar Kimin İçin Dönüyor!

07 Haziran 2022
Kim bu kazanan HERKES? Ülke nüfusumuz belli olduğuna göre istisna tutulan dar gelirlileri herkesten çıkarırsak kazananları bulmamız mümkün olur. Basit matematiksel işlem de bunu gerektiriyor. O halde dört milyon resmi işsizi, ülkemizin çalışan işgücünün yarısından fazlasını oluşturan asgari ücretlileri, her gün biraz daha asgari ücretlilerle araları kapanan kamu çalışanlarını, asgari ücretin altında geliri olan milyonlarca emekliyi, zar zor ayakta durmaya çabalayan küçük esnafı ve bunların aile efradını toplayıp herkesten çıkardığımızda geriye kalanlar kazançlı HERKES bulmuş oluyoruz. Söylem ve gerçeklik bu! 

Düşüncenin ve Hakikatin Yitirilmesi ve Unutmak

08 Mayıs 2022
Felsefeye ilgi duymak, düşünmeye hazır olunduğunu göstermek iken felsefeyle meşgul olmak ise “felsefe yapıyor'' olmak veya “düşündüğümüz zannına” kapılmaktır. Hakiki anlamda düşünülen şeyin idrakine ve alanına girmek değildir. Bunun nedeni; insanların düşünülmeyi isteyen şeye yeterince yönelmeyişindendir. İnsan, düşünülmesi gerekenden ve kendisinden uzaklaşırsa düşünmeye muktedir olamaz. Düşünmeyi öğrenmek; yürümeye başlanılan yolun üzerinde kişiye sıkıntı veren soruları aceleyle görmezden gelmemek değil bilakis hiçbir icat ile bulunamayacak olan şeyi arayan sorulara yanaşmaktır. İnsanın düşünmemesinin sebebi, asla, insanın düşünülmesi gerekene yeterince yönelmemiş olması değil asıl düşünülmesi gereken şeyin kendisinden yüz çeviriyor olmasıdır.

Çelişkilerin ve Hayallerin Yazarı Dostoyevski ile Söyleşi

03 Mayıs 2022
Bu ana düşünceye göre, insanlar tabiat kanunları gereğince, umumiyetle iki sınıfa ayrılırlar: Aşağı sınıf (alelade insanlar) dediğimiz insanlar ki, biricik ödevleri, kendileri gibi bir takım varlıkların çoğalmasına yarayacak materyal vazifesi görmekten ibarettir. Bir de, kendi çevrelerinde yeni bir söz söylemek kabiliyet ve istidadını kendinde gören insanlar sınıfı. Tabii bu arada bir yığın da ara bölümler vardır. Ama bu iki sınıfın ayırt edici çizgileri oldukça keskindir. Birinci kısım, yani kendileri gibi varlıkların çoğalmasına materyal vazifesini görenler, yaradılışları icabı muhafazakâr insanlardır. Uysal bir yaşayış sürerler, boyun eğerek yaşamayı severler. Onlar böyle bir yaşayışta gururlarını incitecek hiçbir şey görmezler. İkinci sınıfa gelince, bunlar boyuna kanun sınırlarını aşarlar, kabiliyetlerine göre yıkıcıdırlar veya buna yatkındırlar.